“Yetişkin“ başarısının ”% 80’i duygusal zekâdan geliyor.”
Daniel Goleman
Sözsüz iletişim, insanların ne hissettiklerini beden dili ve işaretleri ile ilişkilendirmedir. İnsanlar konuşarak anlaşmayı geliştirmeden önce, beden dilleriyle anlaşırlardı. Beden dili insanların ilk anlaşma aracı ve ilk dili olmuştur. Sözsüz iletişim aracılığıyla insanlar, duygularını, düşüncelerini, isteklerini ihtiyaçlarını ve ruhsal zenginliklerini başka insanlarla paylaşmışlardır.
İletişim sadece bir bilgi alışverişi değildir. Duygu ve düşüncelerin bir bilgi olarak aktarılmasındaki eylemler ve bu eylemlerin biçimi iletişimin temelini oluşturur. Bu iletişimin evrensel yönüdür. Bilgiyi veriş biçimi, bir başka deyişle, sözlerin bedendeki karşılıkları, iletişimin değerlendirilmesinde önemli bir noktadır.
Duygusal Zekâ: Kendini harekete geçirebilme, aksiliklere rağmen yoluna devam edebilme, dürtülerini kontrol ederek tatmini erteleyebilme, ruh halini düzenleyebilme, sıkıntıların düşünceleri engellemesine izin vermeme, kendini başkasının yerine koyabilme ve umut besleme yeteneklerini içerir.
Duyguların değerlendirilmesinde çoğunlukla sözel olmayan ipuçlarından yararlanılır. Duygusal zekânın, bireyin kendisinin ve başkalarının duygularını anlamayı içermesinden dolayı başkalarının duygularını anlamlandırabilmede sözsüz iletişim önem kazanmaktadır. Başkalarının davranışlarının doğru algılanıp, yorumlanıp daha sonrada uygun cevapların verilebilmesi için, diğer insanların davranışlarının aktif olarak gözlenip yorumlanması, duygu ve düşünce çıktılarının neler olduğunun anlaşılmaya çalışılması, kişinin başkalarının değişik durumlarını anlayıp, yorumlama yeteneğini geliştirecektir.
Kişilerarası iletişim, Türkiye'de son on yıldır çoğunlukla “kişisel gelişim”, “etkili iletişim”, “sorun çözücü iletişim”, “beden dili”, “empati” gibi kavramlarla da ilişkilendirilerek kamu sektörü çalışanlarının ve özel sektördeki iş ve yükselme olanaklarını geliştirmek isteyenlerin mesleki eğitim, hizmet içi eğitim ya da beceri geliştirme eğitimleri kapsamlarında rağbet ettikleri bir konu olarak öne çıkmaktadır.
Bireylerin, duygusal zekâlarını kullanmaları için duygularını yüz ifadeleri ve ses özellikleri ile aktarmaları, yani iletişim kurmaları gerekmektedir. Bu doğrultuda duygusal zekâsını ve iletişim becerilerini etkin kullanan bireyler, kendinden daha emin sağlıklı ilişkiler kurarak, karşılaştıkları sorunları daha rahat çözmekte, istek ve arzularını daha iyi anlatmakta ve kendilerini bilerek sağlıklı hareket etmektedir.
Sonuç olarak bireylerin kendilerinin ve diğer bireylerin duygularını anlayabilmesi ve farkında olmasını ifade eden duygusal zekâ ve iletişim sürecinde başkalarını daha iyi anlayarak, onların duygu ve düşünceleri ile özdeşleşme, iletişimde etkinliğinin sağlanması için sözlü, sözsüz ve yazılı bir dizi yeteneği içerisinde barındıran ve ben dili, empati, beden dili ve etkili dinleme gibi kavramlarla ifade edilen iletişim becerileri, bireylerin yaşamlarında önemli bir rol oynamaktadır.
Duygusal zekânızı önemsemeniz, beden diline yansıtmanız ve hayatınızda kurduğunuz tüm iletişimleri anlamlandırmanız dileğiyle…